Acil Resmî Randevu Bilgisi
Türkçe

Hastalık adı, işlem adı veya bir şikâyet yazın. Örneğin: reflü, kolonoskopi, mide yanması.

Reflü Hastalığı

Diğer adları: Gastroözofageal reflü hastalığı · GÖRH · Gastroözofageal reflü

Hastalar belirtileri nasıl tarif ediyor: Mide yanması · Göğüste yanma · Ağza acı su gelmesi · Ekşime · Boğazda yanma

Mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sağlıklı kişilerde de görülebilir; bu geri kaçış rahatsız edici şikâyetlere veya yemek borusunda hasara yol açtığında reflü hastalığından söz edilir.

Reflü mekanizması infografiği. Solda normal durum: alt özofagus sfinkteri (AÖS) kapalı ve tonusu yeterli, yutma sırasında gevşer, yiyecek mideye geçer, sonra kapanır ve mide içeriği yukarı kaçamaz. Sağda reflü durumu: AÖSnin basıncı azalmış veya uygunsuz zamanda gevşiyor, diyafram ve AÖSnin kapanma mekanizması zayıflamış, mide içeriği ve asit yemek borusuna geri kaçıyor, bu durum şikâyetlere ve zamanla hasara yol açabiliyor. Yemek borusu, diyafram (hiatus), alt özofagus sfinkteri ve mide şema üzerinde işaretlidir. Reflüyü tetikleyen faktörler olarak büyük ve yağlı yemekler, geç saatlerde yemek, fazla kilo, sigara, alkol, kahve, gazlı ve asitli içecekler, karın içi basıncını artıran durumlar ve yatınca veya öne eğilince şikâyetlerin artması sayılır. Sağlıklı yaklaşım bölümünde küçük porsiyonlarla yavaş yemek, yatmadan en az 3 saat önce yemeyi bitirmek, kilo kontrolü, sigara ve alkolü azaltmak ve gerekirse yatağın başını 10–15 cm yükseltmek önerilir.
Reflü mekanizması: normal ve reflülü yemek borusu

Reflü nedir?

Yemek yedikten sonra mide içeriğinin zaman zaman yemek borusuna doğru geri kaçması sağlıklı kişilerde de görülebilir. Ancak bu geri kaçış sıklaştığında, rahatsız edici şikâyetlere veya yemek borusunda hasara yol açtığında gastroözofageal reflü hastalığından (GÖRH) söz edilir.

Yemek borusu ile midenin birleştiği bölgede, mide içeriğinin yukarı kaçmasını engelleyen doğal bir bariyer sistemi bulunur. Bu sistemin yeterince çalışmaması, özellikle alt özofagus sfinkterinin uygun olmayan zamanlarda gevşemesi ve bazı hastalarda mide fıtığının da eşlik etmesi reflünün ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.

Reflü oldukça sık görülen bir hastalıktır ve çoğu hastada uygun yaşam düzenlemeleri ve tedaviyle başarılı şekilde kontrol altına alınabilir.

Reflünün belirtileri nelerdir?

En sık görülen iki belirti göğüs kemiğinin arkasında yanma ve mide içeriğinin ağıza doğru gelmesidir.

Bunun dışında:

  • Ağıza acı veya ekşi su gelmesi,
  • Yemeklerden sonra göğüste yanma ve rahatsızlık,
  • Geğirme,
  • Yatınca veya öne eğilince şikâyetlerin artması,
  • Gece reflü nedeniyle uyanma

görülebilir.

Bazı hastalarda kronik öksürük, ses kısıklığı, boğazda rahatsızlık veya sık boğaz temizleme gibi yakınmalar da bulunabilir. Ancak bu belirtilerin birçok farklı nedeni olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle özellikle yalnızca boğaz ve solunum sistemiyle ilgili yakınmaları bulunan kişilerde her şikâyeti doğrudan reflüye bağlamak doğru değildir.

Reflü neden olur?

Reflü genellikle tek bir nedene bağlı değildir.

Yemek borusu ile mide arasındaki doğal antireflü bariyerinin zayıflaması, alt özofagus sfinkterinin uygun olmayan zamanlarda gevşemesi, hiatal herni (mide fıtığı), fazla kilo ve karın içi basıncını artıran bazı durumlar reflüyü kolaylaştırabilir.

Büyük ve yağlı öğünler, yatmaya yakın yemek yemek, bazı yiyecek ve içecekler, sigara ve kişisel alışkanlıklar da bazı kişilerde yakınmaları artırabilir.

Her hastayı aynı uzun “yasak yiyecekler” listesine mahkûm etmek yerine, kişinin gerçekten şikâyetini artırdığı fark edilen yiyecek ve içecekleri belirlemesi daha uygun bir yaklaşımdır.

Reflü tanısı nasıl konulur?

Tipik reflü yakınmaları bulunan ve alarm belirtileri olmayan birçok hastada tanı için başlangıçta endoskopi yapılması şart değildir. Şikâyetlerin özellikleri değerlendirilerek tedavi başlanabilir ve tedaviye verilen yanıt izlenebilir.

Ancak bazı durumlarda ileri incelemeler gerekir.

Endoskopi

Gastroskopi ile yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının başlangıç bölümü doğrudan değerlendirilir.

Reflüye bağlı yemek borusu iltihabı (özofajit), darlık, mide fıtığı veya Barrett özofagusu gibi durumlar araştırılabilir.

Önemli bir nokta şudur: Reflüsü olan bir hastanın endoskopisi tamamen normal olabilir. Normal endoskopi reflü hastalığını tek başına dışlamaz.

24 saatlik reflü ölçümü

Tanının kesin olmadığı, tedaviye rağmen yakınmaların devam ettiği veya reflüye yönelik girişimsel bir tedavi düşünüldüğü bazı hastalarda yemek borusuna kaçan reflünün objektif olarak ölçülmesi gerekebilir.

Bunun için pH veya pH-impedans monitorizasyonu kullanılabilir. Bu yöntemlerle reflünün miktarı ve yakınmalarla ilişkisi hakkında ayrıntılı bilgi elde edilebilir.

Özofagus manometrisi

Manometri reflüyü doğrudan gösteren bir test değildir. Yemek borusu kaslarının ve alt özofagus sfinkterinin çalışmasını değerlendirir.

Özellikle yutma güçlüğünün araştırılmasında, bazı diğer yemek borusu hastalıklarının dışlanmasında ve reflü cerrahisi veya bazı girişimsel tedaviler öncesinde gerekebilir.

Hangi belirtilerde endoskopi geciktirilmemelidir?

Reflü yakınmalarına aşağıdaki belirtilerden biri eşlik ediyorsa hasta gastroenteroloji hekimi tarafından değerlendirilmelidir:

  • Yutma güçlüğü,
  • Yutarken ağrı,
  • İstemsiz kilo kaybı,
  • Mide-bağırsak kanaması bulguları,
  • Sürekli veya tekrarlayan kusma,
  • Nedeni açıklanamayan demir eksikliği anemisi.

Bu belirtiler mutlaka ciddi bir hastalık olduğu anlamına gelmez. Ancak başka hastalıkların gözden kaçırılmaması için araştırılmaları gerekir.

Reflü nasıl tedavi edilir?

Tedavi hastanın yakınmalarının sıklığına, şiddetine, endoskopik bulgularına ve varsa eşlik eden hastalıklarına göre kişiye özel planlanır.

Yaşam tarzı düzenlemeleri

Fazla kilosu bulunan kişilerde kilo verilmesi reflü yakınmalarını azaltabilir.

Özellikle gece reflüsü bulunan kişilerde:

  • Yatmadan önceki yaklaşık 3 saat içerisinde yemek yememek,
  • Büyük ve ağır akşam öğünlerinden kaçınmak,
  • Gerektiğinde yatağın baş kısmını yükseltmek

yararlı olabilir.

Sigaranın bırakılması da önerilir.

Belirli bir yiyecek kişide sürekli reflüyü tetikliyorsa o yiyeceğin azaltılması mantıklıdır. Ancak herkese aynı katı diyetin uygulanması çoğu zaman gerekli değildir.

İlaç tedavisi

Reflü tedavisinde en etkili ilaç gruplarından biri proton pompa inhibitörleridir (PPI). Bu ilaçlar mide asidi üretimini azaltarak yakınmaların kontrol edilmesini ve reflüye bağlı özofajitin iyileşmesini sağlar.

Tedavinin dozu ve süresi hastaya göre belirlenmelidir.

Bazı hastalarda belirli bir tedavi döneminden sonra ilaç dozu azaltılabilir veya ilaç kesilebilir. Bazı hastalarda ise hastalığın özelliği nedeniyle uzun süreli tedavi gerekebilir.

Bu nedenle reflü ilaçlarının ne kadar süre kullanılacağına ilişkin herkes için geçerli tek bir süre yoktur.

Reflü ilaçlarını uzun süre kullanmak zararlı mıdır?

PPI grubu ilaçlarla ilgili internette çok sayıda endişe verici bilgi bulunmaktadır. Ancak bu bilgilerin bir kısmı neden-sonuç ilişkisini kesin olarak gösteren çalışmalara dayanmamaktadır.

Güncel bilimsel veriler, doğru nedenle ve uygun dozda kullanıldığında PPI tedavisinin genel olarak güvenli olduğunu göstermektedir.

Bununla birlikte gereksiz ilaç kullanmak da doğru değildir. Uzun süre tedavi alan hastalarda ilacın gerçekten gerekli olup olmadığı, kullanılan doz ve tedavinin devam gereksinimi zaman zaman hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Endoskopik veya cerrahi tedavi mümkün müdür?

Evet. Ancak bu yöntemler her reflü hastası için gerekli veya uygun değildir.

İlaç tedavisine rağmen önemli yakınmaları devam eden, uzun süreli ilaç kullanmak istemeyen veya anatomik olarak uygun bazı hastalarda antireflü girişimler düşünülebilir.

Laparoskopik fundoplikasyon uzun yıllardır kullanılan cerrahi tedavi yöntemlerinden biridir. Uygun hastalarda mide ile yemek borusunun birleşim bölgesindeki antireflü mekanizmasının güçlendirilmesi amaçlanır.

Günümüzde seçilmiş hastalarda TIF (transoral incisionless fundoplication) gibi ağızdan endoskopik olarak gerçekleştirilen antireflü yöntemleri de uygulanabilmektedir. Büyük hiatal hernisi bulunan hastalarda ise fıtığın onarılmasını içeren cerrahi veya kombine yaklaşımlar gerekebilir.

Bu tedaviler düşünülmeden önce hastada gerçekten reflü bulunduğunun objektif olarak gösterilmesi ve yemek borusunun fonksiyonlarının uygun şekilde değerlendirilmesi önemlidir.

Barrett özofagusu nedir?

Uzun süreli reflü bazı hastalarda yemek borusunun alt bölümünü döşeyen hücrelerin yapısında değişikliğe neden olabilir. Buna Barrett özofagusu adı verilir.

Barrett özofagusu kanser değildir. Ancak yemek borusunun belirli bir kanser türünün gelişme riskini artırdığı için saptandığında uygun aralıklarla takip edilmesi gerekebilir.

Her reflü hastasında Barrett özofagusu gelişmez ve her reflü hastasına yalnızca Barrett araştırmak amacıyla endoskopi yapılması gerekmez. Risk faktörleri birlikte değerlendirilerek karar verilir.

Reflünün seyri ve prognozu nasıldır?

Reflü genellikle iyi seyirli ve kontrol edilebilir bir hastalıktır.

Bazı kişilerde yaşam tarzı değişiklikleri ve kısa süreli ilaç tedavisi yeterli olurken, bazı hastalarda şikâyetler dönem dönem tekrarlayabilir ve daha uzun süreli tedavi gerekebilir.

Tedavi edilmeyen veya ağır seyreden reflü bazı hastalarda özofajit, yemek borusunda darlık ve Barrett özofagusu gibi sorunlara yol açabilir. Ancak bu komplikasyonlar her reflü hastasında ortaya çıkmaz.

Doğru tanı konulması, gereksiz tedaviden kaçınılması ve gerçekten reflü hastalığı bulunan kişiye uygun tedavinin seçilmesiyle hastaların büyük bölümünde yakınmalar başarılı şekilde kontrol altına alınabilir.

Bu bölüm genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Buradaki bilgiler kişisel tanı veya tedavi önerisinin yerini tutmaz. Reflü belirtilerinin değerlendirilmesi ve uygun tedavinin belirlenmesi için hekime başvurulmalıdır.

Kaynaklar

  1. Prof. Dr. Ali Tüzün İnce — 2026 gözden geçirmesi

Prof. Dr. Ali Tüzün İnce — https://www.alituzunince.com/tr/hastaliklar/reflu-hastaligi/