Tıbbi sözlük
Endoskopi raporlarında ve hekim görüşmelerinde sık geçen terimlerin açıklamaları.
453 terim
- Abdomen
- göğüs kafesi ile kalça arasındaki bölüm.
- Abdominal migren
- Özellikle çocuklarda görülen, belirgin bir organ hastalığı olmadan tekrarlayan orta hat karın ağrısı ataklarıyla seyreden bir hastalıktır; bulantı, kusma ve solukluk eşlik edebilir.
- Absorbsiyon
- emilim
- Aerofaji
- hava yutma
- Akalazya
- özofagusun (yemek borusu) son kısmındaki kasların yeterince gevşememesi sonucu gıdaların yemek borusunda birikmesi, ağrılı yutma ve kusmalarla seyreden nadir bir hastalık
- Aklorhidri
- mide suyunda hidroklorik asidin olmaması
- Aktif kömür
- gaz giderici natürel ilaç
- Akut
- kısa süren ani ve şiddetli başlayan
- Akut kolanjit
- Safra yollarının, çoğunlukla safra akımındaki tıkanıklığa bağlı gelişen ve acil tedavi gerektirebilen enfeksiyonudur.
- Alagille Sendromu
- yeni doğan bebeklerde görülen karaciğer içindeki safra yollarının olmaması yada az olması ile seyreden bir hastalık
- Allerji
- vücudun bazı besinleri, ilaçları tolere edememe durumudur.
- ALP
- Alkalen fosfataz; özellikle safra yolları, kemik ve bazı diğer dokularda bulunan bir enzimdir.
- ALT
- Alanin aminotransferaz; karaciğer hücrelerinde yoğun olarak bulunan bir enzimdir. Karaciğer hücreleri hasar gördüğünde kana geçerek yükselebilir.
- Alt Özofageal sfinkter
- özofagusun mideye geçiş bölgesinde bulunan kasların oluşturduğu sfinkter
- Amebiazis
- Bağırsakta yerleşip kanlı ishal yapan mikroskobik parazit
- Amilaz
- Karbonhidratların sindiriminde görev alan bir enzimdir. Başlıca pankreas ve tükürük bezleri tarafından üretilir.
- Aminoasitler
- Proteinlerin temel yapı taşları
- Ana pankreas kanalı
- Pankreasın içindeki küçük kanalların birleştiği ve salgıyı onikiparmak bağırsağına taşıyan ana kanaldır; Wirsung kanalı da denir.
- Anal Fissür
- Makat kısmında bulunan deri ve/veya kas tabakasındaki yırtık
- Anal Fistula
- anüs ve deri arasında gelişen bir yol
- Anastomosis
- vücudun iki organının birbirine ağızlaştırarak bağlanma işlemidir.
- Anemia
- kansızlık
- Angiodisplasia
- gastrointestinal kanalda gelişen anormal kan damarları
- Anjiografi
- damar sisteminin görüntülenmesi
- Anjiyodisplazi
- Sindirim sistemi duvarındaki küçük damarların genişleyip kırılgan hale gelmesiyle oluşan ve kanamaya yol açabilen damar bozukluğudur.
- Anorektal Atrezi
- konjenital olarak makat kısmının gelişmemesi
- Anoskopi
- anüsün ışıklı aletle incelenmesi
- Antasitler
- mide asitini nötralize eden ilaçlar
- Anti-HCV
- Bağışıklık sisteminin Hepatit C virüsüne karşı oluşturduğu antikorlardır. Bu antikorların kanda bulunması kişinin Hepatit C virüsüyle karşılaşmış olabileceğini gösterir.
- Antidiaretikler
- ishal kesici ilaçlar
- Antiemetikler
- bulantıyı engelleyen ilaçlar
- Antikolinerjikler
- gastrointestinal kanaldaki spazm yapmış kasları gevşeten ilaçlar
- Antispasmodikler
- kas gevşetici ilaçlar
- Antral gastrit
- Gastritle uyumlu değişikliklerin özellikle midenin antrum bölgesinde görülmesidir.
- Antrektomi
- midenin antrum kısmının operasyonla çıkarılması işlemi
- Antrum
- Midenin çıkışa yakın alt bölümüdür.
- Appendektomi
- appendiksin operasyonla çıkarılması işlemi
- Appendiks
- kör bağırsak
- Appendisit
- appendiksin inflamasyonu
- Argon plazma koagülasyonu
- Endoskop aracılığıyla genişlemiş yüzeyel damarların kontrollü şekilde koagüle edilmesidir.
- Ascit
- karında sıvı toplanması hali
- Asemptomatik
- şikâyeti olmayan
- Asit
- Karın boşluğunda normalden fazla sıvı birikmesidir.
- AST
- Aspartat aminotransferaz; karaciğerde bulunur ancak ALT kadar karaciğere özgü değildir. Ayrıca kaslarda, kalpte ve kırmızı kan hücrelerinde de bulunur.
- Atonik kolon
- bağırsağın kasların kasılma kuvvetinin olmaması
- Atrezi
- bir organın bir başkasına açılış ağzının olmaması
- Atrofik gastrit
- mide mukozasındaki bez ve hücrelerinin azalması hali
- Barrett özofagusu
- Uzun süreli reflüyle ilişkili olarak alt özofagustaki normal yassı epitelin bağırsak tipi epitele dönüşmesidir. Tanı biyopsiyle doğrulanır ve bazı hastalarda izlem gerekir.
- Baryum
- mide ve kolon grafileri için kullanılan radyoopak madde
- Baryum Enema
- baryumun lavman şeklinde verilerek alt gastrointestinal kanalın incelenmesi işlemi
- Bernstein Testi
- reflü sebebini araştırmak için yemek borusundaki asit varlığını gösteren test
- Bezoar
- saç, kıl, bitkisel lif gibi midede olmaması gereken yabancı cisimlerin adı.
- Biliary Sistem
- safra kese ve safra kanallarının oluşturduğu yapı
- Biliary Tract
- safra kese ve safra kanallarının oluşturduğu yapı
- Biliary Tree
- safra kanalları
- Bilier atrezi
- safra kesesi ve yollarında gelişme bozukluğu
- Bilier diskinezi
- safra kesesinde çalışma bozukluğu
- Bilier striktür
- safra kanalarında darlık
- Bilirubin
- hemoglobinin yıkılması ile ortaya çıkan safranın rengini veren pigment
- Bismut Subsalisilat
- ishal, mide yanması, bulantı tedavisinde kullanılan ilaç
- Biyopsi
- Gastroskopi veya kolonoskopi sırasında doktorun küçük bir doku örneği almasıdır. Alınan örnek patoloji laboratuvarında mikroskop altında incelenir.
- Borborigmi
- gurultu
- Budd-Chiari Sendromu
- hepatik venin tıkanması ile gelişen karaciğer hastalığı
- Bulbus
- Duodenumun mideden hemen sonraki ilk bölümüdür.
- Campylobacter pylori
- Helikobakter Pilorinin eski ismi, gastrit ve ülser yapan mide bakterisi
- Clostridium difficile (C. difficile)
- bağırsakta normalde bulunan ancak geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi sonunda gelişen psödomemranöz enterokolit adı verilen ishalle seyreden hastalığa neden olan bakteri.
- Crohn hastalığı
- ince ve kalın bağırsağın kronik inflamasyonuyla ömür boyu seyreden bir hastalık
- Cryptosporidia
- ishal yapan bir çeşit mantar
- Çekostomi
- bağırsağın operasyonla kesilmesi sonunda geride kalan kısmının düzelmesi için bağırsak ağzının geçici olarak deriye ağızlaştırılması hali
- Çekum
- kalın bağırsağın başlangıç kısmı
- Çıkan kolon
- bağırsağın çıkan kısmı
- Çöliak hastalığı
- tahıldaki proteinlere karşı alerji olması sonucu ortaya çıkan besinlerin emilim bozukluğu ile seyreden bir hastalık
- Defekasyon
- dışkılama
- Defekografi
- defekasyon fonksiyonunu ölçen radyolojik görüntüleme işlemi
- Dehidratasyon
- su ve tuz kaybı
- Dermatitis Herpetiformis
- Çöliak hastalığında görülen deri bulgusu
- Dev hücreli hipertrofik gastritis
- Menetrier hastalığı
- Dilatasyon
- Genişleme anlamına gelir.
- Dispepsi
- sindirim bozukluğu.
- Displazi
- Hücrelerin normal yapı ve düzeninin bozulmasıdır ve bazı durumlarda kanser öncesi değişiklik anlamına gelebilir.
- Distansiyon
- şişkinlik
- Divertikül
- bağırsak duvarından dışarıya doğru bağırsağın parmak şeklinde çıkıntılar yapması
- Divetikülit
- divertikülün enfeksiyonu
- Divetikülozis
- bağırsağın divertiküllerle dolu olması
- Diyafragma
- karın ve göğüs boşluğunu birbirinden ayıran kas tabakası
- Diyare
- ishal
- Diyetisyen
- beslenme uzmanı
- Dizanteri
- kalın bağırsağın kanlı ve sancılı ishali
- Dubin-Johnson Sendromu
- sebebi bilinmeyen kalıtsal kronik sarılık sendromu
- Dumping Syndrome
- Mide operasyonlarından sonra gelişen ve yemek yedikten sonra fenalık hissi terleme ile seyreden bir tablo
- Duodenal ülser
- on iki parmak bağırsağı ülseri
- Duodenitis
- duodenumun irritasyonu
- Duodenogastrik reflü
- Onikiparmak bağırsağındaki safra içeren sıvının mideye geri kaçmasıdır; safra reflüsü de denir.
- Duodenum
- ince bağırsağın ilk kısmı
- Dysphagia
- ağrılı yutma
- Echerchia Coli
- bağırsaklarda yerleşik olan bakteri
- Ekstrahepatik safra yolları
- karaciğer dışı safra yolları
- Elektrokuagulasyon
- endoskop yoluyla elektrik vererek kanamayı durdurma işlemi
- Elektrolitler
- vücutta fonksiyon gören tuz ve mineraller
- Endoskop
- vücut kısımlarını incelemeye yaran ışıklı ve kameralı uygun aletler
- Endoskopik Retrograde Kolanjiopankreatografi(ERCP)
- safra ve pankreas kanallarını endoskopla incelemek.
- Endoskopik Sfinkterotomi
- safra kanal ve pankreas kanalında bulunan ortak kasın ERCP işlemi ile kesilmesi işlemi
- Enema (lavman)
- rektumdan sıvılar kanalıyla ilaçların uygulanma yöntemi
- Enteral beslenme
- ağızdan bağırsağa yerleştirilen bir tüp kanalıyla beslenme işlemi
- Enteritis
- bağırsağın enfeksiyonu
- Enterosel
- bağırsak fıtığı
- Enteroskopi
- ince bağırsağın bir endoskop aracılığı ile incelenmesi işlemi
- Enterostomi
- bağırsağın karın duvarına açılışı
- Enzyme-Linked Immunosorbent Assay (ELISA)
- bir çeşit kan testi yöntemi
- Epitelium
- sindirim kanalının üst tabakası
- Eroziv gastrit
- Mide yüzeyinde kızarıklıkla birlikte küçük yüzeysel defektlerin görülmesidir.
- Erozyon
- Mide mukozasında oluşan yüzeysel hasardır; ülserden daha yüzeyseldir.
- Erythema Nodosum
- deride lokal kızarıklık ve sertleşmesi ile seyreden değişik hastalıkların deri bulgusu.
- EUS Endoskopik ultrasonografi
- Ucunda ultrason cihazı bulunan bir endoskopla sindirim sistemi duvarı ve çevresindeki organların ayrıntılı olarak incelenmesini sağlayan yöntemdir.
- Familial Polipozis
- ailenin tüm fertlerinde polip gelişimi ve erken yaşlarda kalın bağırsakta kanser gelişimi ile seyreden bir hastalık
- Farenks
- boğazın arka kısmı
- Feçes
- gaita, dışkı
- Feçes inkontinüansı
- altına dışkı kaçırmak
- Feçeste yağ testi
- yağ emilim bozukluklarındaki ishalin sebebini belirlemek için yapılan bir test
- Fekal Occult Blood Test (FOBT)
- dışkıda gizli kanın varlığını gösteren test
- Fermantasyon
- mayalanma
- Ferritin
- Ferritin, demirin vücutta depolanmasını sağlayan bir proteindir. Kandaki ferritin düzeyi, vücudun demir depoları hakkında önemli bilgi verir.
- FIT
- İnsan hemoglobinine karşı geliştirilmiş antikorlar aracılığıyla dışkıdaki hemoglobini araştıran testtir.
- Fiber
- lif
- Fistül
- iki organ arasındaki anormal yol
- Fulminan karaciğer yetersizliği
- Daha önce normal olan bir kişinin kısa sürte içinde süratle karaciğer yetersizliği başlaması hali.
- Fungus
- mantar
- Galaktoz
- süt şekeri
- Galaktozemi
- Kanda galaktoz artımı
- Gardner's Sendromu
- bağırsakta multipl poliplerin varlığı ile seyreden ailevi bir hastalık
- Gastrektomi
- midenin ameliyatı
- Gastrik Ülser
- mide ülseri
- Gastrin
- mide tarafından salgılanan bir hormon
- Gastritis
- mide tabakalarının inflamasyonu
- Gastroenteritis
- mide ve bağırsakları irrite eden bir inflamasyon hali
- Gastroenteroloji
- sindirim sistemi hastalıkları ile uğraşan bilim dalı
- Gastroenterolojist
- gastroenteroloji uzmanı
- Gastrointestinal
- sindirim sistemiyle ilgili
- Gastroözofageal bileşke
- Yemek borusunun mideyle birleştiği bölgedir.
- Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GERD)
- mide asitinin özofagusa reflüsü ile oluşan hastalık
- Gastroparesis
- mide kaslarının veya sinirlerinin tahribatı ile seyreden mide boşalım güçlüğü
- Gastrostomi
- mideye açılan suni bir delik, bu kanaldan beslenme tüpü uzatılır.
- GAVE
- Gastrik antral vasküler ektazi; midenin özellikle antrum bölümündeki yüzeyel damarların genişleyip belirginleşmesi durumudur. Görünümü nedeniyle “karpuz mide” de denir.
- Gaz
- Sindirim kanalında bulunan havadır. Aşırı gaz; şişkinlik, geğirme veya gaz çıkarma yakınmasına yol açabilir ancak şişkinlikle aynı şey değildir.
- GERD
- reflü hastalığı
- GGT
- Gama-glutamil transferaz; özellikle karaciğer ve safra yollarıyla ilişkili durumlarda yükselebilen bir enzimdir.
- GI
- gastrointestinal
- GIST
- Sindirim sisteminin duvarından gelişen özel bir tümör grubudur ve en sık midede görülür.
- Giardiasis
- ishal nedeni olan, duodenuma yerleşen mikroskobik parazit
- Gilbert Sendromu
- karaciğerdeki bir enzimin eksikliği nedeniyle oluşan indirekt billüribin yüksekliği hali
- Glikojen
- vücutta bulunan bir çeşit depo şekeri
- Glikojen depo hastalıkları
- vücutta glikojen birikimi ile seyreden bir grup herediter hastalık
- Globus Hissi
- boğazda bir yumru varmış gibi hisse kapılmak
- Glukoz
- kan şekeri
- Gluten
- buğdaydaki bir protein
- Gluten Intoleransı
- çöliak hastalığı
- Gluten Sensitive Enteropati
- çöliak hastalığı ve dermatitis herpetiformisi kapsayan tablo
- Granuloma
- Crohn hastalığında bağırsaklarda görülen ufak topaklar
- Granulomatöz Kolitis
- Crohn hastalığı
- H2-Blokerleri
- midedeki asidi azaltan ilaçlar (ranitab, famodin, ulcoran vb.) grubudur.
- HBsAg
- Hepatitis B surface antigen, yani Hepatit B virüsünün yüzey antijenidir. Kanda saptanması, kişinin vücudunda Hepatit B virüsünün bulunduğunu düşündürür.
- Helikobakter pilori (H. pilori)
- ülser veya gastrit yapan midede lokalize bir bakteri
- Hemokromatozis
- vücutta demir depolanması ile seyreden bir hastalık
- Hemoliz
- Kırmızı kan hücrelerinin normalden hızlı parçalanmasıdır.
- Hemoroid
- (basur) Makat kısmındaki kan damarlarının genişlemesi
- Hemoroidektomi
- basur ameliyatı
- Hepatik
- karaciğer ait
- Hepatik Ensefalopati
- karaciğer hastalığına bağlı beyin fonksiyonlarında bozulma
- Hepatik Koma
- karaciğer koması
- Hepatitis
- karaciğer iltihabı
- Hepatitis A
- çocukluk döneminde görülen bir hepatit çeşidi
- Hepatitis B
- daha çok kan ve seks yoluyla geçip erişkinlerde görülen hepatit tipi
- Hepatitis B Immunoglobulin (HbIg)
- hepatitis B virüsüne karşı kullanılan immünglobulin
- Hepatitis C
- kan yoluyla geçen yavaş seyirli hepatit türü
- Hepatitis D (Delta)
- hastalık yapabilmesi için hepatit B’ ye gereksinim gösteren bir hepatit türü
- Hepatitis E
- özellikle hamile kadınlarda görülen hepatit tipi
- Hepatoloji
- karaciğer hastalıkları
- Hepatolojist
- karaciğer hastalıkları uzmanı
- Hepatomegali
- Karaciğerin normalden büyük olmasıdır.
- Hepatotoksisite
- karaciğer toksisitesi
- Hernia
- fıtık
- Herniorafi
- fıtık operasyonu
- Hiatal Hernia (Hiatus Hernia)
- Midenin bir kısmının göğüs kafesine çıkması hali
- Hidrojen nefes testi
- laktoz intoleransı için bir testtir.
- Hidroklorik asit
- mide asidi
- Hill sınıflaması
- Gastroskopi sırasında mide içerisinden geriye doğru bakılarak gastroözofageal bileşkenin oluşturduğu kapakçık görünümünün derecelendirilmesidir.
- Hiperalimentasyon
- aşırı besleme
- Hiperbillüribinemi
- kanda billüribin seviyesinin aşırı artımı
- Hiperdens
- BT’de çevresindeki yapılardan daha yoğun veya daha parlak görünen alan anlamına gelir.
- Hiperekojen
- İncelenen alanın çevresindeki dokuya göre ultrason dalgalarını daha fazla yansıttığını ve görüntüde daha parlak göründüğünü ifade eder.
- Hipodens
- Çevresindeki dokuya göre BT’de daha düşük yoğunlukta görünen alanı tarif eder.
- Hipoekoik
- Çevresindeki dokuya göre daha az ultrason dalgası yansıtan ve görüntüde daha koyu görünen alandır.
- Hirschsprung hastalığı
- doğuştan veya sonradan yemek borusunun alt kısmının kaslarının sinirlerinin dengesiz çalışması sonunda aşırı kasılması ve mideye gıdaların geçmesinde güçlük hali
- Hormon
- bazı organlar tarafından salınan ve vücutta başka yerlerde etki yapan kimyasal maddeler
- IBD
- Inflamatuar bağırsak hastalığı.
- IBS
- Irritabl bağırsak sendromu
- Ileal
- ileumla ilgili
- Ileal Pouch
- ileoanal reservuar
- Ileoanal Anastomozis
- (Ileoanal Pull-Through)kalın bağırsak be rektumun iç tabakasının çıkarılması operasyonudur.
- Ileoçecal Valv
- ince bağırsağın kalın bağırsağa geçiş bölgesi
- Ileostomi
- kalın bağırsak ve rektum çıkarıldığı zaman dışkının çıkması için ileumdan karın derisine açılan boşluk
- Imperforat Anus
- konjenital olarak anüsün kapalı olması, dışkı yapamama
- Infeksiyoz Diyare
- enfeksiyonlarla oluşan ishal
- Inguinal Hernia
- kasık fıtığı
- INR
- Kanın ne kadar sürede pıhtılaştığını gösteren ve özellikle warfarin (Coumadin) kullanan hastaların takibinde kullanılan kan testidir.
- Intestinal Flora
- bağırsakta bulunan ve vücuda faydası olan bakteri ahalisi
- Intestinal Pseudo-Obstruction
- bulantı, kusma, ağrı ile seyreden gerçekte olmayan obstrüksiyon
- Intolerans
- tolere edememek
- Intussusception
- bağırsağın dürbün gibi iç içe geçmesi ile ortaya çıkan ileus tablosu
- IPMN
- İntraduktal papiller müsinöz neoplazi; pankreas kanallarından gelişen ve müsin üretebilen kistik bir lezyondur.
- Iskemik kolit
- bağırsak kan akımında azalma yada yavaşlama sonunda ortaya çıkan hal
- İleokolitis
- ince ve kalın bağırsağın inflamasyonu
- İnen kolon
- kalın bağırsağın inen kısmı
- İnkontünans
- altına kaçırma, dışkı veya idrarı tutamama hali
- İnsidental bulgu
- Başka bir nedenle yapılan inceleme sırasında tesadüfen saptanan bulgu anlamına gelir.
- İntestinal metaplazi
- Mide mukozasındaki hücrelerin bağırsak tipi hücrelere benzer özellikler kazanmasıdır. Genellikle biyopsi ile saptanır.
- İntrinsik faktör
- Midedeki paryetal hücreler tarafından üretilen ve B12’nin ince bağırsaktan emilmesi için gereken maddedir.
- İrritabl Kolon
- spastik kolon hastalığı
- İskemi
- kansız kalma durumu
- Jejunostomi
- enteral beslenme amacıyla jejenumdan karın duvarına açılan hol
- Jejunum
- ince bağırsağın orta bölümü
- Kabızlık
- çeşitli nedenlerle sert ve zorlanarak çıkan dışkı
- Kalprotektin
- Özellikle nötrofil adı verilen inflamasyon hücrelerinde bol miktarda bulunan bir proteindir.
- Kalsifikasyon
- Dokuda kalsiyum birikimini ifade eder.
- Kandidiazis
- mantarlar tarafından oluşturulan hastalık
- Karbonhidratlar
- tahıl ve şekerlerin temel yapı taşı
- Karoli hastalığı
- safra kanalların konjenital olarak genişlemesi ile oluşan enfeksiyon, taş gelişimi ile seyreden hastalık
- Katartikler
- gaitayı yumuşatan ilaçlar
- Katater
- sıvıları vücuttan dışarı çıkaran bükülebilen bir tüp
- Kısa bağırsak sendromu
- operasyon ve diğer nedenlerle ince bağırsağın kesilmesi ile ortaya çıkan, kilo kaybı, ishal ve besin kayıplarıyla seyreden klinik tablo
- Kistik lezyon
- İçerisinde ağırlıklı olarak sıvı bulunan bir oluşumu tarif eder.
- Klorhidri
- midede çok fazla hidroklorik asit olması hali
- Kolanjiografi
- safra yollarının görüntülenmesi işlemi
- Kolanjit
- safra yollarının enfeksiyonu
- Koledok
- Karaciğerde üretilen ve safra kesesinde depolanabilen safranın onikiparmak bağırsağına taşınmasında görev alan ana safra yoludur.
- Koledokolithiazis
- safra yolları taşı
- Kolelithiazis
- safra kese taşı
- Kolesistektomi
- safra kesenin operasyonla alınması işlemi
- Kolesistit
- Safra kesesinin, çoğunlukla safra taşının kanalını tıkaması sonucu gelişen iltihabıdır.
- Kolesistografi
- safra kesesinin radyolojik olarak incelenmesi
- Kolesistokinin
- safra kesesinin kontraksiyonuna sebep olan hormon
- Kolestazis
- safranın bağırsağa akamaması
- Kolik
- spazm şeklinde gidip gelen karın ağrısı
- Kolit
- bağırsağın enfeksiyonu
- Kollajenoz kolit
- bağırsağın tabakalarında kollajen birimiyle belirli olan bir çeşit kolit
- Kollesterol
- yağ benzeri natürel bir madde
- Kolon
- kalın bağırsak
- Kolon polipleri
- bağırsak içinde çıkan polipler
- Kolonik İnertia
- bağırsak kaslarının tembelliği ile seyreden hal
- Kolonoskopi
- kalın bağırsağın endoskopik incelenmesi işlemi
- Kolonoskopik polipektomi
- kolonoskopi ile bağırsak içindeki polipin alınması işlemi
- Kolorektal kanser
- kalın bağırsakta gelişen kanser
- Kolostomi
- bağırsağın operasyonla kesilmesi sonunda geride kalan kısmının düzelmesi için bağırsak ağzının geçici olarak deriye ağızlaştırılması hali
- Komputerize tomografi (CT)
- vücudun bir kısmının üç boyutlu röntgeninin alınması hali
- Kontrastlanma
- Kontrastlanma, radyolojik görüntülemelerde — özellikle BT ve MR’da — kontrast madde verildikten sonra bir doku veya lezyonun görüntüde daha belirgin hale gelmesidir.
- Kortikosteroidler
- yapılarında steroid maddesi olan hormonlar
- Kronik
- uzun süreli
- Kupffer hücreleri
- karaciğerdeki savunma hücreleri
- Laksatifler
- kabızlık için kullanılan ilaç grubu
- Laktaz eksikliği
- sütün sindiriminde rol alan laktazın eksikliği ile olan dispepsi hali
- Laktoz
- sütte bulunan şeker
- Laktoz İntoleransı
- sütün sindirilmesindeki güçlük
- Laktoz Tolerans Testi
- laktaz eksikliği için uygulana bir test
- Laparoskopi
- karın duvarından girilerek ince bir tüp şeklindeki kamera ile karın içi organların gözlenmesi ve örnekler alınması işlemi
- Laparoskopik Kolesistektomi
- laparoskopi metoduyla safra kesesinin çıkarılması
- Laparotomi
- karnın cerrahi olarak açılması işlemi
- Lavaj
- mide ve kolonun temizlenmesi
- Lezyon
- Bir dokuda görüntüleme yöntemiyle fark edilen anormal veya farklı görünümdür.
- Lipaz
- Yağların sindirilmesine yardımcı olan bir enzimdir ve klinik değerlendirmede özellikle pankreasla ilişkili hastalıklar açısından önem taşır.
- Lithotripsy, Extracorporeal Shock Wave (ESWL)
- vücut dışından gönderilen ses dalgaları ile böbrek yada safra kesesindeki taşları kırma işlemidir.
- Los Angeles sınıflaması
- Reflüye bağlı eroziv özofajitin gastroskopide derecelendirilmesi için kullanılan standart bir sistemdir.
- Makroamilazemi
- Bazen uzun süreli amilaz yüksekliğine neden olabilen iyi huylu bir durumdur.
- Malabsorption Sendromları
- ince bağırsakların besinleri emiliminde bozukluğu olduğu zaman ortaya çıkan durumlar
- Mallory-Weiss Yırtığı
- alkoliklerde daha sık görülen, aşırı alkol alınımından sonra zorlayıcı kusmaları takiben yemek borusunun alt kısmında görülen yırtıklar
- Malnutrisyon
- yeterli ve dengeli beslenmeme sonunda ortaya çıkan beslenme yetersizliği durumu
- Manometri
- gastrointestinal kanaldaki kasların basıncını ve hareketlerini ölçen test mesela özofageal manometri ve rektal manometri.
- Marsh sınıflaması
- Çölyak biyopsisindeki değişikliklerin derecelendirilmesinde kullanılan sınıflamadır.
- Meckel Divertikülü
- İleumda küçük bir kese oluşumu ile karakterize doğumsal defekt
- Megakolon
- dev ve büyük kalın bağırsak
- Melena
- dışkıda kan
- Ménétrier Hastalığı
- midede büyük kalın kıvrımların oluşumu ile karakterize hastalık diğer adı dev hücreli hipertrofik gastritis
- Mesalazin
- Özellikle ülseratif kolit başta olmak üzere inflamatuvar bağırsak hastalıklarının tedavisinde kullanılan bağırsak iltihabını azaltıcı bir ilaçtır.
- Metabolisma
- hücrelerin besinleri alıp enerji birimlerine çevirip kan damarlarına vermesi hali
- Motilite
- sindirim kanalı boyunca besinlerin hareket etmesi işlemi
- Motilite hastalıkları
- fonksiyonel hastalıklar
- MRCP
- Manyetik rezonans kolanjiyopankreatografi; safra ve pankreas kanallarını ayrıntılı olarak görüntülemeye yönelik özel bir MR yöntemidir.
- MRI(magnetic resonans imaging)
- vücuttaki yumuşak dokuların resimlerini alan röntgen
- Muköz kolit
- Irritabl bağırsak sendromu
- Mukus
- sindirim kanalında oluşturulan, kanaldaki hücreleri koruyan saydam yapışkan sıvı
- Mural nodül
- Kistin duvarında görülen küçük doku çıkıntısıdır.
- Nekrotizan enterokolit
- bağırsağın bir kısmının tahribatı ile seyreden bir hastalık
- Nekroz
- ölü doku
- Neonatal Hepatit
- yeni doğanlarda görülen bir çeşit sarılık
- Neoplasm
- dokulardaki anormal gelişmeler, tümör olarak da isimlendirilir.
- NERD
- Non-eroziv reflü hastalığı; reflüsü olduğu hâlde endoskopide özofajit görülmeyen durumdur.
- Nissen Fundoplikasyonu
- hiatal herniyi tamir etmek ve reflü için yapılan bir çeşit ameliyat türü
- Nodüler gastrit
- Gastroskopide mide iç yüzeyinin düzgün görünmek yerine çok sayıda küçük kabarıklık veya tanecik içeren pütürlü bir görünüm göstermesidir.
- Nonalkolik steatohepatit
- karaciğer yağlanması
- Nontropikal Sprue
- çöliak hastalığı
- Nonülser Dispepsi
- bulantı, kusma, mide ağrısı ile seyreden ve ülser yokluğuyla karakterize klinik tablo
- Norwalk Virus
- ishal yapan bir çeşit virüs
- NSAİİ Nonsteroid antiinflamatuvar ilaç
- İbuprofen, naproksen ve diklofenak gibi ağrı ve iltihabı azaltan, ancak mide-bağırsak sisteminde yan etkilere yol açabilen ilaç grubudur.
- Nutcracker Sendromu
- özofagusta anormal kas sıkılaşması hali
- Oddi sfikteri
- pankreas ve ortak safra kanallarındaki sfinkter
- Oral
- ağız yoluyla
- Ostomi
- dışkının karından çıkması için yapılan bir operasyon tipi
- Otoimmün Hepatit
- vücudun bağışıklık sistemin karaciğerde tahribat yapması hali
- Özofageal Atrezi
- özofagusun (yemek borusunun) atrezisi
- Özofageal Manometri
- Özofagusta kas tonusunu ölçen test
- Özofageal pH Monitörü
- özofagustaki asit miktarını ölçen test
- Özofageal reflü
- reflü hastalığı
- Özofageal strüktür
- özofagusun daralması
- Özofageal ülser
- özofagusta yara
- Özofageal varis
- karaciğerin iyi çalışmaması sonucu özofagusta görülen genişlemiş ve düğmeleşmiş kan damarları
- Özofagogastroduodenoskopi
- üst gastrointestinal sistemin endoskopla incelenmesi işlemi
- Özofagus
- ağızla mide arasındaki yemek borusu
- Özofajit
- özofagusun irritasyonu
- Pangastrit
- Gastritle uyumlu değişikliklerin midenin yalnızca tek bir bölgesinde değil, daha yaygın olarak mide mukozasında bulunmasıdır.
- Pankreas
- sindirim enzimleri ve insülin ve başka diğer hormonları üreten midenin arkasındaki bir bez
- Pankreatitis
- alkol alınımı veya safra taşları neticesi ortaya çıkan pankreas bezinin inflamasyonu
- Papiller Stenoz
- safra ve pankreas bezinin ortak açılışının daralması hali
- Parenteral beslenme
- damar yoluyla beslenme
- Parietal hücreler
- midede hidroklorik asit üreten hücreler
- Pediatrik gastroenterolojist
- çocuk gastroenterologu
- Pepsin
- midede proteinleri yıkan bir enzim
- Peptik
- mide ile ilgili
- Peptik ülser
- ülser (mide, duodenum, özofagus)
- Perforasyon
- delinme
- Perfore ülser
- ülserin ilerleyerek mide duvarını delmesi hali
- Perianal
- anüs çevresi
- Perineal
- perine ile ilgili
- Perineum
- anüs ve seks organları arasındaki deri
- Peristalsis
- gastrointestinal kanalın dalga şeklindeki hareketi
- Periton
- karın zarı
- Peritonit
- karın zarının iltihabı
- Perkütanöz
- deriyi geçerek
- Perkütanöz transhepatik kolanjiografi
- karın derisi yoluyla boyalı radyolojik madde enjekte ederek safra yolları ve pankreasın görüntülenmesi işlemi
- Pernisious anemi
- vitamin B12 eksikliği ile ortaya çıkan anemi
- Pernisiyöz anemi
- B12 emiliminin bozulmasının önemli nedenlerinden biridir. Bağışıklık sistemi, intrinsik faktöre veya midedeki paryetal hücrelere karşı antikor geliştirir ve B12’nin emilimi azalır.
- Peutz-Jeghers Sendromu
- gastrointestinal kanalda birçok polipler, ağız mukozası ve deride sütlü kahve rengi pigmentlerle karakterize kalıtsal bir hastalık
- Pilor
- midenin ince bağırsağa açıldığı ağız
- Pilor sfinkteri
- mide ve ince bağırsak arasında olan sfinkter
- Pilor Stenozisi
- Mide çıkış obstrüksiyonu
- Piloropilasti
- mide ve ince bağırsak arasında oluşturulan bir operasyon
- Polip
- gastrointestinal kanalda ortaya çıkan anormal mukozal büyümeler
- Polipozis
- bir çok poliplerin olması hali
- Porfiria
- hemoglobine rengini veren pigmentlerle ilgili bir grup karaciğeri de etkileyen kalıtsal kan hastalığı
- Portal hipertansif gastropati
- Portal ven sistemindeki basıncın artmasına bağlı olarak mide mukozasındaki damarların genişlemesi ve kan akımının değişmesi sonucu oluşan endoskopik bir bulgudur.
- Portal Hipertansiyon
- Portal vende yüksek kan basıncı olması hali
- Portal Ven
- mide ve bağırsaklardan sindirilen maddeleri karaciğer taşıyan büyük bir damar.
- Portosistemik Shunt
- portal venin diğer venlerle bağlantısının olması hali
- Postgastreketomi sendromu
- (Dumping Syndrome) mide operasyonlarından sonra ortaya çıkan tablo
- Postkolesistektomi Sendromu
- safra kese operasyonlarından sonra ortaya çıkan şişkinlik, kusma, ağrı hali
- Postvagotomi stazı
- midede vagus sinirinin kesilmesi sonunda ortaya çıkan durgunluk hali
- Poş(pouch)
- dışkı toplayan bir açılış
- Primer bilier siroz
- orta ve küçük boyuttaki safra kanallarında tahribatla seyreden sirozla sonuçlanan kronik bir karaciğer hastalığı.
- Primer sklerozan kolanjit
- karaciğer içi ve dışındaki safra kanallarında tahribatla seyreden ülseratif kolitli hastalarda sık rastlanan bir hastalık
- Progresyon
- Bir bulgunun ilerleme veya artış göstermesi anlamına gelir.
- Prokinetik ilaçlar
- sindirim kanalında besinlerin ilerlemesine yardımcı olan ilaçlar
- Proktalji fugax
- gece nadiren anüs kaslarının spazmı ile oluşan rektumun şiddetli ağrısı
- Proktektomi
- rektumun çıkarılması operasyonu
- Proktit
- rektumun irritasyonu
- Proktokolit
- kolon ve rektumun irritasyonu
- Proktolojist
- anüs ve rektum hastalıkları uzmanı
- Proktosigmoidits
- rektum ve sigmoid kolonun irritasyonu
- Proktosigmoidoskopi
- rektum ve sigmoid kolonun incelenmesi
- Proktoskop
- rektum ve anüsü inceleyen kısa bir alet
- Prolaps
- çökme
- Protein
- üç ana grup besinlerden biri.
- Protokolektomi
- kolon ve rektumu içeren bir operasyon
- Proton Pompa inhibitörleri
- midedeki asit pompasını durduran ilaçlar (Lansor, nexium gibi)
- Prune Belly Sendromu
- yeni doğan bebeklerde karın kaslarının olmaması nedeniyle midenin kuru erik gibi görüntü vermesi ile karakterize tablo diğer adı: Eagle-Barrett sendromu
- Pruritus Ani
- anüs çevresinde kaşıntı
- PSC Primer sklerozan kolanjit
- Karaciğer içindeki ve dışındaki safra yollarında kronik iltihaplanma, daralma ve zamanla hasara yol açan bir safra yolu hastalığıdır.
- Pseudomembranous kolit
- oral antibiyotikleri takiben gelişen ishale neden olan Clostridium difficile bakterisi tarafından ortaya çıkarılan tablo
- Psödokist
- Gerçek bir kistik tümör değildir; genellikle akut pankreatit, kronik pankreatit veya pankreas travması sonrasında gelişir.
- Radyasyon enteriti
- radyasyon tedavisi sonucu bağırsağın tahribatı ile ortaya çıkan tablo
- Radyasyon koliti
- radyasyon tedavisi sonucu bağırsağın tahribatı ile ortaya çıkan tablo
- Radyonükleid Scan
- Gİ kanama için bir test
- Reflü
- mide asit ve muhteviyatının yemek borusuna geri akması hali
- Regional Enterit
- Crohn hastalığı
- Regurjitasyon
- geri akma
- Rektal Manometri
- rektum ve anal sfinkter kaslarının hareket ve basıncını ölçmek için bir tüp veya balon kullanarak yapılan bir test
- Rektal Prolapsus
- rektumun anüsten dışarı çıkması hali
- Rektum
- bağırsağın son kısmı
- Rotavirus
- özellikle 2 yaş altı çocuklarda ishal yapan bir virüs tipi
- Rüptür
- yırtılma
- SAAG Serum-ascit albumin gradyanı
- Serum-ascit albumin gradyanı; kandaki ve ascit sıvısındaki albumin değerlerinin farkıdır. Ascitin portal hipertansiyona bağlı olup olmadığının ayırt edilmesine yardımcı olur.
- Safra
- karaciğer tarafından üretilen ve safra kesesinde toplanıp konsantre edilen sindirime katkısı olan madde
- Safra asidi
- safranın yapısını oluşturan maddelerden biri
- Safra kanalları
- safranın karaciğer içinde ve dışında akmasını sağlayan kanallar
- Safra kesesi
- karaciğerin altında, karaciğer tarafından üretin safra ve bazı sıvıların depolandığı yer
- Safra Taşı
- safra kesesi içinde gelişen taş
- Salmonella
- tifonun etkeni
- Sarılık
- bir çok hastalığın semptomudur, gözler, deri ve mukozanın sararması, çay gibi idrar ve camcı macunu gibi dışkılama ile karakterizedir
- Sarkoidozis
- karaciğer dahil olmak üzere bir çok organda granülomlar oluşturan sistemik bir hastalık
- SBP Spontan bakteriyel peritonit
- Özellikle sirozlu hastalarda, ascit sıvısında belirgin başka bir karın içi enfeksiyon odağı olmadan gelişen enfeksiyondur. Ciddi olabilir ve hızlı tedavi gerektirir.
- Schatzki halkası
- yemek borusunun alt kısmında görülen halka
- Sekretin
- duodenumda yapılan bir hormon
- Sendrom
- Klinik bulgu
- Sfinkter
- halka şeklindeki kas
- Shigelloz
- kanlı ve buruntulu ishal, ateşle seyreden bakteriler tarafından oluşturulan klinik tablo
- Sigmoid kolon
- kalın bağırsak ile rektum arasındaki “S” şeklindeki boşluk
- Sigmoidoskopi
- sigmoid kolonu inceleyen alet
- Sindirim
- besin maddelerin vücudun işine yarayan maddeler haline gelmesinde rol oynayan işlemlerin tümü
- Sindirim sistemi
- ağızdan anüse kadar olan sindirim işinde rol alan organların oluşturduğu sistem
- Sintigrafi
- radyonükleid görüntüleme testi
- Siroz
- karaciğer yetersizliği
- Skeleroterapi
- kanamayı durdurmak için endoskop aracılığı ile yapılan girişim
- Solid lezyon
- Lezyonun sıvı dolu basit bir kistten farklı olarak doku yapısında olduğunu ifade eder.
- Soliter rektal ülser
- rektumdaki nadir bir ülser tipi
- Somatostatin
- pankreas tarafından üretilen bağırsak salgılarını durduran bir hormon
- Spastik kolon
- ırritabl bağırsak sendromu
- Spazm
- ağrı ve kramp yapan bağırsak hareketleri
- Splenik fleksura sendromu
- bağırsakta gaz veya hava birikince olan bir tablo
- Splenomegali
- Dalağın normalden büyük olmasıdır.
- Squamoz epitel
- bir epitel türü
- Steatore
- yağlı ishal
- Steatosis
- yağlı karaciğer
- Stoma
- ağız
- Stres ülseri
- büyük yanıklar, beyin kanaması, büyük cerrahi işlemleri takiben gelişen ülser
- Striktür
- daralma
- Subepitelyal lezyon
- Sindirim kanalının iç yüzeyi normal görünürken mukozanın altında yer alan bir oluşumun dışarı doğru kabarıklık oluşturmasıdır.
- Tenezm
- ağrılı kasılma
- Terminal ileum
- İnce bağırsağın son bölümüdür. B12 emilimi esas olarak burada gerçekleşir.
- Total Parenteral Beslenme
- Parenteral beslenme
- Trakheoözofageal fistül
- özofagus ile akciğerler arasında gelişen anormal kanal
- Transvers kolon
- karının sağ ve solu tarafları arasında uzanım gösteren bağırsak kısmı
- Travelers' Diarrhea
- seyahatlerden sonra ortaya çıkan ishal durumu
- Tropikal Sprue
- sebebi bilinmeyen ve tropikal ülkelerde görülen ince bağırsakların absorbsiyon bozukluğu ile seyreden hastalık
- Tümör belirteci
- Bazı kanser hücreleri tarafından veya vücudun bir hastalığa verdiği yanıt sonucunda kanda miktarı artabilen maddelerdir.
- Urge inkontinans Sıkışma tipi inkontinans
- Ani gelen ve ertelenmesi zor bir sıkışma hissiyle kaçırmadır. Dışkı için: hasta dışkılama ihtiyacını hisseder ancak yeterince uzun süre tutamaz ve tuvalete yetişemeden kaçırır. İdrar için: ani, güçlü ve ertelenmesi zor bir idrar yapma isteği söz konusudur.
- Uvula
- küçük dil
- Ülser
- sindirim sisteminde görülen yara
- Ülseratif Kolit
- kalın bağırsak ve rektumu tutan ömür boyu süren, düzelme ve kötüleşmelerle seyreden bir hastalık
- Ürea Nefes testi
- Helicobacter pylori enfeksiyonunu tespit etmek için yapılan bir test
- Üst GİS Endoskopisi
- özofagus, mide, duodenumun gastrokopi ile incelenmesi
- Vagotomi
- vagus sinirinin kesilmesi
- Vagus siniri
- mide asitini kontrol eden sinir
- Valv
- kapak
- Varis
- düğmeleşmiş ve büyümüş kan damarları
- Varis bantlama Band ligasyon işlemi
- Endoskopi sırasında özofagus varisinin üzerine küçük elastik bantlar yerleştirilmesidir; varisin kan akımı kesilir ve zaman içerisinde küçülüp kaybolması sağlanır.
- Villöz atrofi
- Villusların kısalmış, basık veya ileri durumda kaybolmuş olmasıdır.
- Villus
- İnce bağırsağın iç yüzeyinde bulunan mikroskobik parmak benzeri çıkıntılardır. Bağırsak yüzeyini genişleterek besinlerin emilmesine yardımcı olurlar.
- Viral Hepatit
- karaciğeri seven virüsler tarafından oluşturulan ve sarılık yapan virüsler
- Volvulus
- bağırsağın kendi ekseni etrafında dönmesi ile oluşan cerrahi gerektiren acil klinik tablo
- Watermelon Stomach
- mide içinde kavun derisi gibi çizgiler yapan anormal damarlaşma
- Wilson hastalığı
- anormal bakır metabolizması sonucu karaciğerde aşırı bakır birikimi ile seyreden kalıtsal bir hastalık
- Xerostomi
- ağız kuruluğu
- Yağlı karaciğer
- karaciğerde yağ birikimi sonucu gelişen durum.
- Z çizgisi
- Yemek borusunun iç yüzeyini döşeyen yassı epitel ile midenin silindirik epitelinin birleştiği sınırdır.
- Zenker Divertikülü
- yemek borusunun etrafında oluşan kese
- Zollinger-Ellison Sendromu
- pankreas bezinde gastrinoma ismi verilen tümör tarafından oluşturulan, anormal sayıda ve lokalizasyonda ülserler, kanama, ve perforasyonla seyreden tablo
Aramanızla eşleşen terim bulunamadı.